Biliyorum Canım Anne

Güçlü olduğunu söylüyorlar ama güçlü hissetmiyorsun .

Nasıl yaptığını bilmediklerini söylüyorlar, ama hiç yapıyormuş gibi hissetmiyorsun .

Eyüp’ün sabrına sahip olmanız gerektiğini söylüyorlar, ancak bu günlerde sabrınız size çok uzak

Allah’ın sizi seçtiğini söylüyorlar,çocuğunuz için o bir melek diyorlar ertesi gün olan veli toplantısında veya çocuğunuz için terapi seansında bunun size nasıl yardımcı olacağını söylemiyorlar.

Yaptığınız şeyi halletmek için çok iyi organize olmanız gerektiğini söylüyorlar ancak çoğu zaman kendinizi sonsuz bir kaosa kapılmış hissediyorsunuz.

Zorlukla çok iyi başa çıktığını söylüyorlar ama aslında aklınızı kaybetmeye bir tık uzak olduğunuzu bilmiyorlar.

Arkadaşlarınızın, akrabalarınızın ve yabancıların sürekli yargılarıyla karşı karşıya olduğunuzu bilmiyorlar.

Birinin çocuğunun üniversiteden mezun olmasıyla ilgili sosyal medya gönderisini her gördüğünüzde kalbinizin kırıldığını bilmiyorlar ve siz o sırada çocuğunuzun üniversiteye gitmeyi veya evden ayrılmayı kaldırabilecek mi diye merak ediyorsunuz ? Bazen ise tek düşündüğünüz acaba kendine yetebilecek mi ?

Ne kadar yalnız hissettiğinizi bilmiyorlar çünkü sadece tipik olarak gelişen çocukları var ,sizi anlamıyorlar ve bu nedenle sizinle konuşmaktan sıklıkla kaçınıyorlar

Hayatınızda, çocuğunuzun dikkatli ve özenli bir şekilde teşhis edilen ihtiyaçlarının gerçek bile olmadığına inanan çok sayıda insan olduğunu bilmiyorlar.

Eleştirilerden ziyade dışarıdan bakanların desteğine ihtiyacınız olduğunu fark etmiyorlar.

Çocuğunuzun teşhisini araştırmak için saatler harcadığınızı, ona mümkün olan en iyi hayatı vermek için elinizden gelen her şeyi yapmaya çalıştığınızı bilmiyorlar.

Çoğu aileye kolay gelen şeyler için ne kadar mücadele ettiğinizi bilmiyorlar.

Bu yolculukta ne kadar ilerlediğinizi kabul etmek için birine ne kadar ihtiyacınız olduğunu bilmiyorlar.

Telefonun çalmasını ne kadar özlediğinizi bilmiyorlar, karşı tarafta “Bugün nasıl yardımcı olabilirim?” diye soran bir sesin olmasının ne kadar önemli olduğunu bilmiyorlar.

Ben biliyorum. gerçekten biliyorum .  

Burada birlikteyiz, sen ve ben çocuklarımız için savaşıyoruz çünkü onları koşulsuz ve muhteşem bir şekilde seviyoruz. Bizi bir tür ailenin parçası yapan bir ortak noktayı paylaşıyoruz. Seni tanımıyor olabilirim. Numaran bende olmayabilir. Ama emin ol aklımdasın.

Gerçekten neye ihtiyacın olduğunu biliyorum canım anne çünkü benimde seninle ihtiyaçlarım aynı

Senin için sık sık dua ediyorum. Çocuğunun nasıl olduğunu merak ediyorum. Acaba yolda geçen sen miydin ? yoksa hastane de yanına mı oturdum?

Yalnız olmadığını bilmeni istiyorum ve tüm yorgunluklarımıza rağmen birbirimizden güç aldığımızı unutmamanı istiyorum.

Photo by Anna Shvets on Pexels.com

Nörotipikleştirme Faşizmdir.

Merhaba!

Dün akşam twitterda iki twit atmıştım. Bu twitlerden sonra bir kaç dm aldım , dmden sorulan sorulara cevap vermek için en uygun şey kesinlikle burada yazmaktı. Böylelikle herkese açık şekilde cevap verebilecektim.

İlk önce faşizm nedir ? Oradan bir giriş yapayım

Faşizm ; Belli bir düşünceyi doğru bulan ve başkalarını da o düşüncenin doğruluğuna inandırmaya zorlayan bir ideoloji

Bunu kabul edip uygulayanlarada faşist diyoruz.

Peki bunu otizmle ne ilgisi var ?

Neredeyse Dünya’nın tamamınında norotipikler egemen topluluktur ve bunun dışında kalan her farklı beyini kendilerine benzetmek istemekte,benzemeyenleri ise dışlayarak farklı beyinlere faşizmi dibine kadar yaşatmaktadırlar.

Çocuklarınızı veya kendinizi düşünün,ailenizden ve çevrenizden aldığınız tepkileri zihninizde canlandırın ne kadar acımasız değil mi ? Bize hiç bir şekilde alan tanımıyor ve saygı duymuyorlar.

Çocuklarımızı okula veya rehabilitasyona derse götürüyoruz. Ağlarsa öğretmen istediğini yaptırana kadar onu görmezden gelerek cezalandırıyor alttan alttan çocuga verilen mesaj bana boyun eğmezsen,benim istediklerimi yapıp benim gibi davranmassan seni yok sayarım . Bunun ne kadar onur kırıcı ve tramvatik olduğunu hayal bile edemiyorlar. Belki de umurlarında değil…

Çocuklarda acılan bu yaralar kısa bir zaman sonra maskelemeyi getiriyor hayatına. Artık onu o yapan kimliği yok,sürekli kendini baskılamak ve saklamak zorunda… Bunu başaran öğretmenler,aileler ne kadar mutlu “bakın ben bu çocugu normalleştirdim” gururuyla bakıyor etrafa

Farklı beyin artık kendini norotipiklere adadı onlar gibi davranıp,onlar gibi düşünecek, onlar gibi hareket edecek. Kendi özgürlüğü,mutluluğu yok artık onun norotipikleri mutlu edecek görevleri mevcut. Hiyerarşiyi öğrendi eşitlik olmadığını kavradı, kişisel haklarını daha iki yaşlarında başladı kaybetmeye şimdi sadece nefes alıyor izin verdikleri için Hitler yaşasa belki o da olmayacaktı.

Ama tüm bu olanlara rağmen aileler bu eğitimi almak,çocuklarını baskılamak için servetini harcıyor. Faşist eğitimin bir parçası olmak için yetkililere veryansın ediyor. Halbuki enerjisini bu sisteme karşı kullansa hem kendi hem çocuğu daha mutlu olacak. Kendi olabilen çocugunun daha hızlı öğrenip geliştiğini izleyecek. Problem davranış denilen bir çok şeyin aslında tepki olduğunu anlayacak vs vs ama bunun için harekete geçip bir talepte bulunmuyor.

Aileler bir araya gelip hareket edemiyor. Sonra sorunlar bitmiyor diye ağlıyoruz. Bence artık ağlamayı bırakıp bu konu üzerine kafa yorup tüm taleplerimizi bu yönde iletmeliyiz. Yoksa geleceğimiz başkalarının dudaklarının arasından çıkan sözlere tıkılıp kalacak

İyi akşamlar